Anasayfa / Tarım, Çevre, Orman ve Hayvancılık / Çiftçilik / Ayrıntılarıyla Sındırgı’da Çiftçiliğin Canlandırılması Projesi

Ayrıntılarıyla Sındırgı’da Çiftçiliğin Canlandırılması Projesi

Sındırgının Çılgın Projeleri (Bölüm 1) olarak yayınlanan yazıyı çok beğendim ve orada geçen, “Aslında sizede sormak gerekir bu projeler hakkında siz ne dersiniz?” Bu güzel soruya kayıtsız kalmayı kendime layık görmediğimden olsa gerek, hemen inceleme ve araştırmaya başladım. Gördüm ki, ilk bölümde yer alan ve gördüğünüz gibi toplam 9 maddeden oluşan projeden bahsedilmişti.

Şimdi bu maddelere ilaveler yapmak ve bu güzel çalışmalarına destek olmak adına sessizliğimizi ve duyarsızlık yönlerimizi ekarte ederek, bizimde çorbada tuzumuz olsun şeklinde düşünerek harekete geçmek istedim. Bu da başarının yüzde ellisi sayılır sanırım!

Bakalım biraz acemice de olsa, hayati tecrübe ve birikimlerimize güvenerek sizleri tatmin edecek güzellikte bir sunuş yapabilirsem kendimi bahtiyar sayarım.

Efendim; bizler, sizler ve pek çoğumuz Sındırgı’lı olupta köy hayatından uzak kalmış olabileceğini düşünemiyorum. Bizler köyde yetiştik ve gençliğimizi tarım işlerinin tam ortasında geçirdik… Özellikle yokluğu, yoksulluğu hatta ekip biçip de hâsılat sonrası tahsilâttan borçlanmış olarak çıkmanın acılı duygularını yaşayan biri olarak karşınızdayım. Sizlere bu giriş bilgilerini vermekten aslında gurur duyarım ama şimdi burada bu bilgilerin bize ne yararı var diyenlerin çıkabileceği varsayımı ile, birazdan bu bilgilerin işe yarar olduğunu göstereceğim. Bizim yaşantımızda başarısızlığa ulaşmak var olduğu gibi çabalayarak bir yerlere gelmek, başarının özüne ulaşmakta vardır.

İlçemizi tanıyanlar bilmektedir ki, yıllardan beri hasret kaldığı kıyıda, köşelerde kalmışlığın ezikliği ile mücadele etmektedir. Eskiden bu yana tüm idari yönetimler bu kısır döngülerden kurtulmanın çabaları ve sorumluluğunu bilerek mücadele etmişlerdir. Tatilde olduğum şu kısa vadede sahip olduğum istirahat saatlerimde, özellikle belgesel kanallarına ağırlık vermekteyim. Bu yayınlardan elde ettiğim öyle değerli bilgi ve görüntüler ile karşılaştım ki, şu anda anlatmaya imkân yok! Konumuz ile bağdaştırdığım bazıları var ki, hiç toprağı, suyu olmayan yerlerin nasıl büyük projeler geliştirerek büyük kazançlar elde ettiklerini gördüm. Fırsat buldukça benim için önemli olup sizlere aktarmaya gerek gördüklerimi ilerde yazmaya çalışacağım.

İşte bu belgesel kanalların sunduklarının yanı sıra, kendi tecrübelerimle paralel olan bir çalışmaya yer vermeye kararverdim. Hepimizin içinde bazen içinde fırtınalar koparan duygu ve düşünceleri, hatta projeleri olmuştur. Burada izahatta fazla girişe yer verdiğim bu sunuş arkasından dillendirmeye gayret ettiğim asıl konumuza dönmek istiyorum.

Madde 10 – SINDIRGI’DA ÇİFTÇİLİĞİN ŞAHLANDIRILMASI:

Yukarıda dedim ki, İlçemizin kalkınması için yıllardan bu yana büyük çabalar sarf edildiğini vurguladım. Evet, yıllar var ki bu çabalara karşılık zaman zaman karşılık bulunmuş ama yeteri kadar ilerlemeyi sağlayamamıştır. Örneğin, ne yaptıysak Bigadiç seviyesine asla ulaşamadık! İçinizden bazıları diyecek ki, onların Bor madeni var. Doğru, onların madeni var ve bu yüzden bizim ilçemiz bir sıfır mağlup olarak bu savaşın içindedir.

Peki, benim burada varmak istediğim sonuç nedir, şimdi ona bakalım. Başka ülkelerin ya da Bigadiç’in kazanç mücadelesini bir kenara bırakalım.  Bizim ilçemiz de arazi var mı? Var. Su var mı? Var. Peki, iş gücü var mı? O da fazlasıyla var. Öyleyse, bizde ne yok?

Bakalım, ne ya da neler yok? Öncelikle bizde olmayan ne mi, söyleyeyim. Bizde, hep küçük düşünceler var. Bizde, hep günlük düşünceler var. Haydi, bu küçük düşüncelerden biraz daha büyüklerine göz atalım mı? Amma da uzattın, çıkar şu baklayı ağzından artık dediğinizi duyar gibiyim!!! Tamam, tamam anlatayım artık!

Şimdi ilk etapta, iki yüz kişilik bir çalışma alanı yaratacak bir düşünceyi nasıl hayata geçirebiliriz? Bu sorunun yanıtı, elbette iş alanı yaratmaktan geçiyor.  

Nasrettin Hoca misali, elde toprak, su ve iş gücü olduktan sonra geriye kalan nedir? Bu üçlüden istihdam ve kazanç elde etmek kalıyor. Yazımın bu ilk bölümünde yer vermeye çalıştığım ve kaynak bölümüne ağırlık verdiğim projemin özüne giriş yapmadan önce yine bazılarınızın bu saydıklarında “finansman”saymayı unuttun galiba diyenleriniz olmuştur öngörüsü ile, onu unuttuğumu sananlar varsa yanılıyorlar. Bunun benim projemde pek sorun olmayacağını da göreceksiniz inşAllah!

Hayata geçirilmesinin oldukça kolay ve mümkün olduğunu göreceğiniz projemin sonunda ortalama iki yüz kişilik bir ekip ile bire üç değil, bire beş değil, bire yedi değil, bire on gelir elde edilebileceğini ön görmekteyim.

Yaşadığım bölge olarak Çaygören Barajımıza ait arazilerin tamamına hakim bilgilere sahibim. Bu arazilerin baraj öncesi dönemine ait ekim sahasını hatırlamaktayım. Bu arazi kullanım bilgileri birazda yaşımızdan ötürüdür. Baraj sahalarının kullanımına dair yasal sorumluluk DS. İşlerine aittir. Yazımın bu safhasına araştırmam sonucu elde ettiğim son derece taze bir haber kaynağında saklıdır. Konumuz ile çok yakından alakalı bu görüntülü haberler incelendiğinde benim ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı umuyorum.  Bu haber metinleri eminim hislerime tercüman olacak ve belge niteliği taşıyacak bilgilerin dayanağının ne kadar sağlam, hatta bir o kadar da güvenilir olduğunu ortaya çıkaracaktır.

Ayrıntılarıyla Sındırgı'da Çiftçiliğin Canlandırılması Projesi Sındırgıda Yaşam Çaygören Baraj Gölü

Bizim Pürsünler ve Hisar alan mevkiinde bulunan Baraj sahamızda yıllardan bu yana suların erkenden çekilmesi ve su seviyelerinin düşük seviyelere inmesi sonucu onca saha atıl durumda kalmaktadır. Haliyle böyle değerli bölgeler, devletin elinde bulunması nedeniyle, yararlandırılmamaktadır. Gerekli izinlerin alınması kesinlikle zor değildir. İşte haber içeriğinde bu durum gayet açık olarak görülmektedir. Bu arazilerde suların çekilmesine müteakip öylesine verimli ve kazanç sağlayabilecek konumda ki, basit bir üretim metodu ile en az 200 kişilik bir iş gücü sayesinde üretilmesi mümkün çok çeşitli mahsuller bulunmaktadır. Tahmini olarak iki ayrı bölgede iki yüz kişiye istihdam sağlayarak, kısa vadede büyük miktarlar oluşturacak mahsuller kaldırmak gayet mümkündür. (!)

Bu durumu biraz açalım:

Sındırgı'da Çiftçiliğin Canlandırılması Projesi
Bu proje ile Sındırgı’da tahmini olarak iki ayrı bölgede 200 kişiye istihdam sağlayarak, kısa vadede büyük miktarlar oluşturacak mahsuller kaldırmak gayet mümkündür.

Pürsünler’de 100, Hisar alan bölgesinde de 100’er kişilik işçi grubu oluşturduğumuzu düşünelim. Bu alanlarda ekilecek mahsul ve masraflar dahil, çalışacak kişilerin belirlenmesinden sorumlu olacak bir kooperatif kurulduğunu varsayalım. Bu birliğin sağlayacağı istihdam her yıl neyi, ne zaman ve kaç paraya yapacağını planlayacaktır. Burada derin ve ayrıntılı bir çalışma yapılması halinde, iki ayrı bölgeye hakim kooperatif yada çalışma gurubunun temsilcileri tahmini olarak 1000 dönüm araziye hakim olacaktır. Şimdi sizleri daha fazla sıkmadan sonuca bağlamaya çalışayım. Özellikle bizim Pürsünler başta olmak üzere, Osmanlar, Hisar alan köylerinde bu işlerin öyle tecrübeli ustaları var ki, inanın aklınız durur. (!) Mahsulün ekimi, işlenmesi ve pazarlamaya hazır hale getirebilecek üstün seviyede kişiler bile bu iş ve de işlemleri programlayarak, satışa hazır hale getirebilecek kapasiteye sahiptirler..

SONUÇ OLARAK;

1000 dönüm araziye ekilecek tek çeşit bir mahsulden elde edilecek gelirin miktarını ben değil de varsın uzmanlar hesaplasın artık! Ben sadece kuru fasulye örneği üzerinde durmak istiyorum. Bakın fasulyede son durum nedir? Bu örnekleri geliştirmek ve çoğaltmak elbette mümkündür. Bu projenin hayata geçirilmesi için sadece teşvik yeterlidir. Bu program üzerinde birazcık kafa yorma işini de resmi erkân olan, Kaymakamlık organizatörlüğü üstleniversin bir zahmet!. Bu çalışmaların alt yapısı oluşturulduktan sonra 4-5 aylık dönemde müthiş derecede gelir sağlanabilecek bir yatırıma yön verilmiş olacaktır.

Birde geride merak uyandıracak hususları es geçtim özellikle, örneğin organize işleri… İlk etapta iki bölgede 20+20=40 kişi ile deneme üretimi yapılabileceği, Katılımcılar kendi istekleri üzerine başvuracak ve tüm kazanç masraflar düşülerek eşit paylaştırılacak, Yine örneğin, bir grup sürüp ekecek, diğeri sulama ve gelişime bölüneceke, Hasılatın toplanım işlenmesi (harmanlama) tüm işçilerle beraber tamamlanacak ve beş ay sonunda pazarlama ve kazanç dağılımı yapılacaktır. Sonuç olarak, tohum ve arziye ekilmesi maliyeti çok düşük olacaktır… Şöyle bir düşünün; 4-5 aylık sürede çalışanlara toplam 30-40 günlük çalışma mesaisi yaparak kazanacakları bedel herkesin aklını alacaktır.

Ayrıntılarıyla Sındırgı'da Çiftçiliğin Canlandırılması Projesi
Haritada projenin uygulanabileceği ve Yaz döneminde suların çekildiği bölge gösterilmiştir.

bahsettiğim projenin benzerlerinin medyaya yansımış haber başlıkları ve kısa özetleri de şöyle;
—————————————————————————————————————–

Artık Kuru Fasulye Yemek Çok Zor

Türk halkının en çok tükettiği ürünlerden biri olan kuru fasulyede inanılmaz bir fiyat artışı yaşanıyor. Yurtdışındaki kuraklık ve Türkiye’deki ekim alanlarının darlığı nedeniyle sadece son üç ayda fiyatlar yüzde 59 artış gösterdi. Kilosu 12 liraya çıkan kuru fasulye, karkas etin 16 lira olan kilogram fiyatına da yaklaştı.

Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı, Türkiye’de yılda yaklaşık 90 bin ton kuru fasulye üretilirken, ortalama 130 bin ton tüketim gerçekleştiğini söyledi. Son 3 ayda Arjantin’de yaşanan kuraklık, Çin’deki aşırı yağışlar ve Türkiye’de üretim seviyesinin düşmesi nedeniyle fiyatların yüzde 59 oranında arttığını bildirdi. Kilogramı ortalama 3,5-4 liraya satılan kuru fasulyenin, son aylarda toptan satış fiyatında kilosunun 8-9 liraya yükseldiğine dikkati çekti. en önemli kuru fasulye üreticilerinden Arjantin ve Çin’deki olumsuzluk nedeniyle diğer bir üretici olan Kırgızistan’a başvurulduğunu anlattı. Uzmanlara göre bu fiyat daha da artacak..

Hürriyet – Ocak 2014

—————————————————————————————————————–

Keban Barajı’nda Su Çekildi, Tarım Başladı

Keban Baraj Gölü’nde bugün kuraklık nedeniyle sular iyice çekildi ve göl sahasında ortaya çıkan tarlalarda tarım yapılıyor. 40 yıl önce su tutan baraj gölünde balıkçılığa başlayan köylüler, suların çekildiği 170 kilometrekarelik alana şimdi traktörleriyle girip, fasulye, nohut ve karpuz ekmeye başladı.

Çiftçilik Yorucu
Balıkçılıkla geçimini sağlayan bir çiftçi, bir zamanlar suyla kaplı alana şimdi karpuz ektiğini belirterek şöyle konuştu:  “Asıl mesleğim balıkçılıktı, baraj gölüne su gelmeyince ne yapalım artık balık tutmak yerine karpuz ekiyorum. Daha önce geçimimi balıkçılıkla sağlıyordum, kuraklık nedeniyle su gelmeyince karpuz, nohut ekmeye başladık. Yetkililer zamanında suyun gelmeyeceğini söyleselerdi gecikmezdik. Alışık olmadığım için çiftçilik bana zor geliyor ve çok yorucu.”

Zaman – Mayıs 2014

—————————————————————————————————————–

Baraj Sularının Çekildiği Alanda Tarım

Elazığ’da bazı çiftçiler, Keban Baraj Gölü havzasında kuraklığın etkisiyle suyun çekildiği alanları, çeşitli ürünler yetiştirerek değerlendiriyor.

Yörede kimi çiftçiler, Keban Baraj Gölü havzasında Murat Nehri’nin suyunun çekilmesi sonucu ortaya çıkan arazilerde Mısır, nohut, buğday, ayçiçeği ve karpuz yetiştiriyor.

Kovancılar ilçesine bağlı Yarımca köyünde çiftçilikle uğraşanlar, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, baraj havzasında suyun çekilmesinin ardından binlerce dönüm araziyi çiftçiler olarak değerlendirdiklerini söylediler.

Bölgede 10 dönüm alana nohut ektiklerini belirten çiftçiler, ”Diğer arkadaşlarımız ayçiçeği, arpa, buğday, kavun-karpuz ekti. 10-15 güne ürünleri toplamaya başlarız” diye konuştular.

Yazar Adem Aydın

Adem Aydın
Halkla İlişkiler, Sındırgıda.com yazarı...

Dikkatini Çekebilir

Sındırgı Kaymakamlığı Logo Tasarım Yarışması (UZATILDI)

Yarışma Amacı: Sındırgı tarihiyle, doğasıyla ve 3000 yıllık yağcıbedir kültürüyle bozulmamış ender bir coğrafyadır. Son dönemde …

2 yorumlar

  1. mehmet kahraman

    sındırgı ile ilgili en iyisi tarımla ilgili projeler olacaktır, çünkü tarım istihdamı artırıpp sındırgı gibi kırsal yöreleri geliştirecek iş sahası oluşturacak yegane sektördür.. bu projede olduğu gibi DSİ ile anlaşılırsa suların çekildiği bölgede çok verimli tarım yapılır… su akar türk bakar, sular çekilir türk yine bakar… olmasın bu proje değerlendirilsin.

  2. Balıkesir tarım yönünden gelişmeli, geliştirilmelidir. Sındırgı da…