Katran

İki hayvan yükü ardıç katranı ile Sındırgı’ya gelen katran satıcıları, öğleye kadar Sındırgı esnafını dolaşmışlar ama hiç katran satamamışlardı. Öğle vakti Pürsünlerli Boyacı Lakaplı Ahmet Aydın’ın dükkanına da uğrarlar.
Katrancı: Selamün Aleyküm
Boyacı: Aleyküm Selam
Katrancı: Beyim iki yük katranım var, alır mısınız?
Boyacı: Katran satmıyorum.
Katrancılardan biri kapıdan çıkarken öğle yemeği parasını dahi kazanamadıklarını mırıldanır.
Boyacı, mukallit ve şakacı biridir. O sırada köylüsü ve arkadaşı Cimbirtoğlu aklına gelir. Cimbirtoğlu biraz kolay para kazanmayı seven biridir. Ona bir şaka yapmaya karar verir. 
Boyacı: “Katrancılara siz yüklerinizi arka sokağa indirin, katranınızı satmanıza yardımcı olacağım. Öğleden sonra üç gibi yanıma geliniz.” der.
Boyacı köylüsü Cimbirtoğlu’nun dükkanına belli aralıklarla yoldan geçen beş on tanıdığını gönderir ve katran var mı diye sordurur. Cimbirtoğlu da müşterilere katran olmadığını söyler. 
Boyacı öğeden sonra üç gibi katrancıları Cimbirtoğlu’nun dükkanına gönderir. Katrancı Cimbirtoğlu’nun dükkanına girer.
Katrancı: Selamün Aleyküm
Cimbirtoğlu: Aleyküm Selam
Katrancı: Beyim katranım var. Almak ister misin? 
Cimbirtoğlu’nun aklına hemen sabahtan beri gelen müşteriler gelir. Her halde insanların bu günlerde katrana çok ihtiyacı olmalı ki birçok müşteri katran sordu diye düşünür. İyi para kazanacağını düşünür.
Cimbirtoğlu: Ne kadar katranın var?
Katrancı: İki hayvan yükü katranım var.
Cimbirtoğlu: Bu aralar hiç Sındırgıda katran sattınız mı?
Katrancı, Beyim bu sabah gedik ama hiç satamadık.
Cimbirtoğlu, Sındırgı esnafında katran olmamalı ki müşteriler gelip bana sordular, en iyisi katrancının elindeki bütün katranı alayım diye düşünür ve iyi bir pazarlıktan sonra katrancıların elindeki katranı satın alır.
Katran tenekelerini dükkanın önüne dizer ve müşteri beklemeye başlar.
Aradan günler, haftalar geçer ama katran soran bir müşteri bile gelmez.
Boyacı ve arkadaşları ise her gün, tebessüm ederek Cimbirtoğlu’na katrana talep olup olmadığını sormaktadırlar. Cimbirtoğlu zaman geçtikçe, katranı aldığı günkü olaylarla Boyacının bir ilişkisi olduğunu kavrar ama yapacak bir şey yoktur. Yine Boyacının bir şakasına maruz kalmıştır.

Kaynak : Ahmet IŞIK

İki hayvan yükü ardıç katranı ile Sındırgı'ya gelen katran satıcıları, öğleye kadar Sındırgı esnafını dolaşmışlar ama hiç katran satamamışlardı. Öğle vakti Pürsünlerli Boyacı Lakaplı Ahmet Aydın'ın dükkanına da uğrarlar. Katrancı: Selamün AleykümBoyacı: Aleyküm SelamKatrancı: Beyim iki yük katranım var, alır mısınız?Boyacı: Katran satmıyorum.Katrancılardan biri kapıdan çıkarken öğle yemeği parasını dahi kazanamadıklarını mırıldanır.Boyacı, mukallit ve şakacı biridir. O sırada köylüsü ve arkadaşı Cimbirtoğlu aklına gelir. Cimbirtoğlu biraz kolay para kazanmayı seven biridir. Ona bir şaka yapmaya karar verir. Boyacı: "Katrancılara siz yüklerinizi arka sokağa indirin, katranınızı satmanıza yardımcı olacağım. Öğleden sonra üç gibi yanıma geliniz." der.Boyacı köylüsü Cimbirtoğlu’nun dükkanına belli aralıklarla yoldan…
Puanla! - 92%

92%

.

User Rating: 5 ( 1 votes)

Yazar: Halil Ibrahim Albayrak

Halil Ibrahim Albayrak

Dikkatini Çekebilir

TOPRAK SANATINDA EMEK VE AZİM İLE BİR BAŞARININ HİKAYESİ

Her yaşın kendine göre bir güzelliği var. Bilim insanlarının, insan beyninin ne kadar güçlü olduğunu …

Bir Cevap Yazın