Anasayfa / Sındırgı Araştırma ve Tanıtım / Değerlerimiz / Yakup Bey Camisi (Küçük Cami)

Yakup Bey Camisi (Küçük Cami)

İkinci Dünya Savaşının dünyada oluşturduğu siyasi ve ekonomik buhranın sonuçlarından ülkemizdeki bir çok cami de nasibini alır. Bazı camiler ibadete kapatılarak depoya dönüştürülürler.

O yıllarda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar yeterli sanayi kuruluşu olmaması sebebiyle vergiler daha çok çalışan memur, işçi ve küçük çiftçilerin üzerine yüklenir. Bu kapsamda küçük çiftçilerin ürettiği üründen %25 vergi kesilmeye başlanır. Çiftçilerin geneli bu vergiyi nakit para olarak ödeyebilecek durumu olmadığı için ayni vergi (mal ve hizmet) olarak tahsil edilmeye başlanmıştır. Devletin vergi tahsildarları hasat zamanı köylere giderek harman yerlerinde hasat edilmiş ürünlerin %25’ne el koyarak vergi tahsilatlarını gerçekleştirmişlerdir. Aynı vergi hayvan sürüleri içinde uygulanmıştır. Köylerden toplanan tarım ürünleri ve hayvanlar ise il ve ilçelerdeki depo olmaya uygun bina stoklarında depolanmışlardı. Camiler o günlerde var olan bina stokları içinde depo yapmaya en uygun yapılardır. Camilerin geniş ve yüksek tavanlı yapılar olması depoya dönüştürülmelerinin en önemli sebebidir.

Sındırgı’da depoya dönüştürülen ilk cami Rızaiye Camisidir. Rızaiye camisi toplanan tarım ürünlerinin depolanmasında yetersiz kalınca Küçük cami de depoya dönüştürülür.

Bu iki camiden Küçük caminin yeniden camiye dönüşme süreci ise savaşın bitiminden yaklaşık iki yıl sonraya uzanır.

Yakup Bey Camisi 1947 yılında Camicedit Mahallesinin önde gelen simaları Yusuf Kahramanöz, İbrahim Menek ve Ahmet Susan’ın önderliğinde tadilattan geçirilerek yeniden depodan camiye çevrilmiştir..

Camiye, Vedat Susan aylık her haneden bir ekmek ve yıllık bir ayar buğday karşılığında imam-hatip olarak görevlendirilerek cami ibadete yeniden açılır.

Cami, 1960’lı yılların sonunda yeniden tadilattan geçirilir.. Bu seferde tadilatın iç deklarasyonunu Kadrettin Aydınoğlu, kapı pencere doğramalarını marangoz Rıza Ayan usta üstlenir

1947 yılından itibaren camide görev yapan İmam Hatip ve Müezzinler ise;
Vedat Susan (İmam-hatip)
Hafız Veli Bedirhan (1950) (İmam-hatip)
Vedat Susan (İmam-hatip)
İsmail Aydoğan (müezzin-imam)
Mehmet Bozdağ (müezzin)
Ramazan Yarışlı (imam)
Hafız Mehmet Bostan (müezzin)
Cafer Derim (müezzin)

Yakup Bey Camii Plan

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Yakup-Bey-Camii-Plan.png
Yakup Bey Camii Planı (Sındırgı)
Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Yakup-Bey-Camii.-Kuzeyden-Genel-Görünüm..png
Yakup Bey Camii. Kuzeyden Genel Görünüm.  (Tüm Fotoğraflar: Cengiz Gürbıyık)
Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Sındırgı-Yakup-Bey-Camii-Harim-Sındırgıda-yaşam-1.png
Sındırgı Küçük Cami – Yakup Bey Camii Harim.
İkinci Dünya Savaşının dünyada oluşturduğu siyasi ve ekonomik buhranın sonuçlarından ülkemizdeki bir çok cami de nasibini alır. Bazı camiler ibadete kapatılarak depoya dönüştürülürler. O yıllarda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar yeterli sanayi kuruluşu olmaması sebebiyle vergiler daha çok çalışan memur, işçi ve küçük çiftçilerin üzerine yüklenir. Bu kapsamda küçük çiftçilerin ürettiği üründen %25 vergi kesilmeye başlanır. Çiftçilerin geneli bu vergiyi nakit para olarak ödeyebilecek durumu olmadığı için ayni vergi (mal ve hizmet) olarak tahsil edilmeye başlanmıştır. Devletin vergi tahsildarları hasat zamanı köylere giderek harman yerlerinde hasat edilmiş ürünlerin %25'ne el koyarak vergi tahsilatlarını gerçekleştirmişlerdir. Aynı vergi hayvan sürüleri içinde uygulanmıştır.…
Puanla!

.

User Rating: 5 ( 1 votes)

Yazar: Halil Ibrahim Albayrak

Halil Ibrahim Albayrak
"Zamana Düşülen Dipnotlar Sındırgı" isimli çalışmalarımızın daha fazla kitleye ulaşması için, Sındırgı'nın Dijital Hafızası Sindirgida.com'da okurlarıyla buluşacaktır. Takipte Kalın.

Dikkatini Çekebilir

Memleketine Adanmış Bir Ruh ve Dava / Hizmet Adamı

Balıkesir Sındırgı Derecikören Köyü’nde doğmuş olan Üstat Mevlüt YILMAZ; Kayseri İmam Hatip Okulu mezunudur. Aynı …