Anasayfa / Gündem / Tilki ile Leylek Masalı [Bir de Bu Haliyle Okuyalım]

Tilki ile Leylek Masalı [Bir de Bu Haliyle Okuyalım]

Tilki ile leyleğin arkadaşlığını bilmeyeniniz yoktur. Tilki ile Leylek Masalı, bunun en farklı örneklerinden biri.

Çok uzak bir ormanın derinliklerinde Sındırgı diye bir memlekette, birbirine komşuluk eden tilki ve leylek yaşarmış. Görenler, onların ne kadar iyi sadıç, ne kadar iyi komşu olduklarını söylemeden, bu komşuluklarını herkese örnek göstermeden edemezlermiş. Tilki ve leyleğin bu dostça komşulukları kulaktan kulağa yayıla dursun. Günlerden bir gün, ormanda kendi için bir fırsat bekleyen tilki, komşusu leyleğe rastlamış. Hemen ona nazik ve kibar bir sesle: “İyi günler dilerim, benim biricik komşum leylek sadıcım.” diye seslenmiş. Leylek, tilkiye aynı nezaketle cevap vermek istemiş ancak tam sözlerine başlayacağı sırada, tilki lafı ağzından almış: “Bu akşam böylesine güzel ve iyi kalpli bir komşumla yemek yemek bana mutluluk verecek.” demiş ve eklemiş: “Leylek sadıcım bu teklifimi geri çevirirse darılırım.  Lütfen beni kırmayınız.”

Tilkinin bu güzel sözlerinden ve davetinden etkilenen leylek, teklifi kabul etmiş ve akşam yemeğinde tilkinin evinde buluşmak üzere sözleşmişler.

Akşam, ormanın derinliklerine usulca sokulduğu sırada, leylek tilkinin kapısını çalmış. Karnı da oldukça açmış. Tilki kapıyı her zaman olduğu gibi, güzel sözlerle açmış. “Benim biricik sadıcım, sevgili komşum, hoş geldiniz. Size layık değil ama, beğeneceğinizi düşündüğüm enfes bir yemek hazırladım. ” diyerek, komşusu leyleği içeri almış.

Hemen masaya doğru yönelmişler ve sandalyelerine kurulmuşlar. Ancak leylek masaya oturunca, tilkinin ona sadece tarhana çorbası hazırladığını ve onu da düz bir tabakta ikram ettiğini fark etmiş. Zavallı leylek ne kadar uğraştıysa da uzun gagasıyla düz tabaktaki tarhana çorbasından bir türlü yiyememiş. Tilki durumun farkında olduğu için kıs kıs gülmekten kendini alamamış. Kendi tabağındakileri afiyetle midesine indirmiş hemen. Leylek durumu anlamış ama açlığı yanına kâr kalmış. Tilkinin ona oynadığı oyuna karşılık ona ders vermesi gerektiğini düşünmüş.

İyi de bu nasıl olacak? “Tilki sadıcım” demiş hemen. “Bu eşsiz ziyafet için teşekkür ederim. Tarhana Çorban da nefis olmuş. Ben de seni evimde misafir etmek ve senin için güzel bir ziyafet vermek istiyorum. Hem de yarın akşam.” Tilki bu davet için çok memnun olmuş. Yarın akşam leyleğin evinde buluşmak üzere sözleşmişler. Tilkinin evinden karnı aç olarak dönen leylek, ona iyi bir ders verecek olmanın heyecanıyla ertesi günü sabırsızlıkla beklemiş.

Ertesi gün akşam olunca, tilki, leyleğin kapısını çalmış. Leyleğin mutfağından nefis sebze kokuları tilkinin ağzını sulandırmış. Kapıyı açan leylek, hemen misafirini masaya buyur etmiş. Tilki sebzeli yöreye ait yemeği merak ederken leyleğe güzel sözler ve iltifatlarda bulunmuş. Leylek mutfağa gidip hazırladığı atıştırmalık yemeği olan tarhana bezdirmesini masaya getirmek için tilkiden izin istemiş. Mutfaktan mis kokulu yemekle masaya doğru yaklaşmış, ağzı dar, ince ve uzun çömlek kaplarda servis yapmış. Ancak tilki tarhana bezdirmesini bir türlü yiyemiyormuş. Yemek boyunca uğraşmış, didinmiş ama bir lokma bile geçmemiş boğazından. Leylek ise uzun gagasıyla afiyetle yemiş tüm yemeği. Tilki aç kalınca anlamış yaptığı hatayı. “Özür dilerim Leylek sadıcım, senin gaganla geniş tabaktan yiyemeyeceğini düşünemedim” demiş tilki.

Leylek de “Önemli değil Tilki sadıç, önemli olan beni anlamandı.” diyerek Tilkiye dersini vermiş.

“Farklılıklarımıza saygı duymamız çok güzel.” demiş Tilki cevaben.

Bunun üzerine Leylek, Tilki için aldığı tabağı çıkarıp, lezzetli tarhana bezdirmesini önüne yeniden koymuş.


Masaldaki Öğüt: Herkes birbirinden farklı yaratılmıştır. Önemli olan bu farklılıklara anlayış gösterebilmek, empati kurabilmek ve birlikte uyum içinde yaşayaşayabilmektir.

Doğalşehir Sındırgı’nın Meşhur Tarhana Bezdirmesini tatmak için Sındırgı Sofrası’na,
Çömlek tabaklar için Bilge Seramik ve Sanat Atölyesi’ne uğramayı unutmayın..

Yazar: Süleyman Çetin

Sındırgı'da doğup büyümüş, Kendini geliştirmek ve memleketine daha iyi hizmet edebilmek için uzaklara, Balıkesir'den çook uzaklara, gurbete gitmiş Balıkesir sevdalısı bir Mühendis.. "Doyduğum yer değil, SEVDALI OLDUĞUM BALIKESİRDİR VATANIM" demiş ve almış kalemini başlamış yazmaya..

Dikkatini Çekebilir

KÖYDE ÇÖP OLMAZ

Köy yaşamında israf ve atık kavramları neredeyse yoktur. Her şey doğaya saygı ve sürdürülebilirlik anlayışıyla …