Anasayfa / Kültür ve Sanat / Yağcıbedir Yörüklerinin Tarihçesi

Yağcıbedir Yörüklerinin Tarihçesi

Yörükler, Türkmenlerin göçebe yaşam tarzını seçmiş boylarına denilir. Keçi, deve, katır gibi yola dayanıklı ve yürümeye müsait hayvanları beslemişlerdir.

Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu’yu yeni vatan edinen Türkler, yığınlar halinde yeni yurtlarına göç etmeye başladılar. Bu göçler esnasında “yürümek” kelimesinden türetilen “yürük, yürüyen kişi”  anlamında bugün “Yörük” dediğimiz konargöçer aşiretler de Anadolu’ya geldiler. Konar göçer Türkmenler göçtükleri mevsimlerde eğitimden yoksun kaldıkları için, Anadolu’nun Türkleşmesinde etkisiz idiler. Osmanlı Devleti boş arazileri değerlendirmek, üretimi arttırmak dolayısıyla vergi gelirlerini artırmak ve asayişi sağlamak amacıyla 1691 yılında Anadolu’nun önemli merkezlerinde fermanlar yayınlatarak konargöçer oymakları yerleşik hayata geçirmeye karar verdi. Devlete her yıl 80 kabze yay vermekle görevli Yaycı Yörükleri, bu iskan hareketinde Adana civarına yerleştirildiler.

Burada sıtmadan kırılmaya başlayan Yaycı Yörükleri daha sonraki yıllarda bu iskan yerinden uzaklaşıp devletin değişik yörelerine dağılmışlardır. Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu’ya girmeye başlayan Türkler, kısa zamanda Selçuklu Devleti idaresinde uçlara yığılmışlar, buralarda yeni yöreler fethedip Beylikler kurmuşlardır. İşte bu Beyliklerden biri de Danişment Gazi soyundan gelen Kalemşah Oğlu Karesi Bey‘in kurduğu Karesi Beyliği’dir. Osmanlı Beyliği’ne dahil olduktan sonra bu durum aynı şekilde devam edegelmiştir. 1862’den itibaren ise aynı bölgeye çeşitli Yörük Aşiretleri iskan ettirilmiş, yerleştirilmişti. 1878 (93 Harbi) sonunda gelen Muhacirler bölgede yeni köyler kurmuşlardır. (BKNZ: POMAKLAR)

Başbakanlık arşivindeki belgelere göre Yaycı Yörüklerinin iskan bölgeleri genel olarak şöyledir: Kırşehir, Bozok, Halep Kara Hisarı Şarki, İçel Sancağı, Anamur Kazası, Adana Sancağı, Kütahya Sancağı Balya Kazası, Karesi Balıkesir Sancağı Sındırgı Kazası‟dır. Devlete vergi olarak keman yani yay verdikleri için zamanla “Yaycı” diye isimlendirilen bu Yörükler, Bedirhan denilen yöreye yerleştikleri için zamanla “Yaycı Bedirli” adı ile anılmaya başlanmıştır. Yörüklerin aşiret isimleri olan “Yaycı” kelimesinin zaman içinde Yağcıya dönüştüğünü görmekteyiz.

Balıkesir Manisa İzmir Kütahya Bölgesinde Yörük – Türkmenlerin Bugünkü Durumu

Bugün köy – Kasaba yani kısaca yer isimlerinden de anlaşıldığı üzere bu bölgede çeşitli Türkmen boyları bulunmaktadır. Bunlar Anadolu’ya göçen OĞUZLAR‘ın BOZOKLAR kolundan;
Günhan‘ın neslinden, Bayat Köyü,

Yıldızhan‘ın neslinden Kocaavşar ve Kargın Köyleri,

Oğuzlar’ın Sol Kol olarak da bilinen ÜÇOKLAR kolundan ise ;

Denizhan‘ın neslinden Kınık Köyü,

Dağhan‘ın neslinden Yüreğil Köyü,

Gökhan‘ın neslinden Ovabayındır Köyü kurulmuştur. Sadece yer isimlerinden Türkmenlerin tüm boylarının bu bölgede yerleştiğinin göstermektedir.

Genel hatlarıyla soyumuz, Oğuz Han‘dan gelmektedir. Atamız Oğuz Han‘ın “Gün Han, Ay Han, Yıldız Han, Gök Han, Dağ Han, Deniz Han” adlarında 6 (altı) tane oğlu vardır. Oğuz Han’ın her oğlunun da dört tane oğlu vardır. İşte Atamız Oğuz Han’ın altı oğlundan olan 24 tane torunu, bugünkü “24 Oğuz Boyu“nu meydana getirmiştir. Bütün Anadolu’ya, Balkanlara ve Ortadoğuya yayılan Oğuzlar, bu 24 boya dayanmaktadır.

Yörükler, Türkmenlerin göçebe yaşam tarzını seçmiş boylarına denilir. Keçi, deve, katır gibi yola dayanıklı ve yürümeye müsait hayvanları beslemişlerdir. Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu'yu yeni vatan edinen Türkler, yığınlar halinde yeni yurtlarına göç etmeye başladılar. Bu göçler esnasında "yürümek" kelimesinden türetilen "yürük, yürüyen kişi"  anlamında bugün "Yörük" dediğimiz konargöçer aşiretler de Anadolu'ya geldiler. Konar göçer Türkmenler göçtükleri mevsimlerde eğitimden yoksun kaldıkları için, Anadolu'nun Türkleşmesinde etkisiz idiler. Osmanlı Devleti boş arazileri değerlendirmek, üretimi arttırmak dolayısıyla vergi gelirlerini artırmak ve asayişi sağlamak amacıyla 1691 yılında Anadolu'nun önemli merkezlerinde fermanlar yayınlatarak konargöçer oymakları yerleşik hayata geçirmeye karar verdi. Devlete her yıl 80 kabze yay vermekle…
Teşekkürler! - 100%

100%

Teşekkürler!

User Rating: 5 ( 1 votes)

Yazar Muhammet Asil Çetin

Muhammet Asil Çetin
Ekonomist ve Mimar olarak öğrendiklerini, beğendiklerini hep Sındırgı için de istemiş, projeler hazırlamış, yazılar yazmış, Sındırgı için hayallerini yarınlara saklamış Sındırgı'da Yaşam proje koordinatörü. Aynı zamanda Bilge Nesil Dernek Başkanı ve Gençlik Lideri.

Dikkatini Çekebilir

ZORDUR ESNAF ÇOCUĞU OLMAK..

1. Bir gün okula gitmeyip evde yatmayı düşündüğünde, babanın “madem gitmedin dükkanda çalış” felsefesine yakalanırsın. Çek, …