Anasayfa / Sındırgı Tanıtım / Değerlerimiz / TOPRAK SANATINDA EMEK VE AZİM İLE BİR BAŞARININ HİKAYESİ

TOPRAK SANATINDA EMEK VE AZİM İLE BİR BAŞARININ HİKAYESİ


Her yaşın kendine göre bir güzelliği var. Bilim insanlarının, insan beyninin ne kadar güçlü olduğunu anlattıklarını araştırma programlarında dinlemişizdir. Bilginin ve öğrenmenin sınırlarının olmaması, insanoğlunun hayallerine ve yaşantısına şekil vermiş. Atalarımızın “öğrenmenin yaşı yoktur” sözü bize bilgi ve becerinin her yaşta gerekli olduğunu, her yaşta öğrenmeye önem vermemiz gerektiğini anlatmış. Çevremizde yaşı ilerlemiş insanların bu iş bizden geçti, artık benden bir şey olmaz, bu yaştan sonra benim neyime.. Cümlelerini maalesef duymuşuzdur.  “işleyen demir ışıldar” atasözü insanın çalışkan ve hareketli olmasının gerekliliğini anlatır.

İnsanda, bir işi ehline gidip doğru kişiden ilim alma isteği olmalı.

Bu yüzdendir ki yolumuz, Sındırgı’da toprak sanatının piri olan ve yıllarca (78 yıl) bu mesleği yapan Yalçın ustamla, ödüllü bir sosyal girişimcilik örneği olan Sındırgı’da, Bilge Seramik & Sanat Merkezi’nde kesişti. Avrupa birliği ve Avustralya Büyükelçiliği’nin desteği ile faaliyete geçen bu projede sanat kursları veriliyordu.

Ben de bir kadın olarak ev ve iş hayatının yoğunluğundan bu yaşıma kadar herhangi bir sanat dalı ile ilgilenemedim. Ama Toprak sanatı hamurdan yapılması sebebiyle olacak ki bir kadın olarak benim ilgimi çekti. Zaten daha önceden de televizyonlarda görüyordum bu toprak sanatını. İlk defa Bilge Seramik & Sanat Merkezi‘nde misafir olarak katıldığım anda toprağa dokundum ve tornada bu sanatı denedim. Gerçekten ilk dokunduğum anda bile bana çok zevkli geldi. Yumuşacık toprağa dokunup bir şeyler üretebilmenin heyecanı vardı. Tabii zor bir sanat ve kendi başıma öğrenemedim ama çok istiyordum bir şeyler üretebilmeyi.

Benim için ilk başta merak olarak başlayan bu iş, Yalçın ustamızın atölyeye gelmesi ile usta – çırak ilişkisine dönüştü. Ustamızın ataları, yaklaşık 100 yıl önce Konya Sille’den Sındırgı’ya gelmiş, bu sanatla geçimini sağlamış. Şu an 82 yaşında olan Yalçın usta, bardakhanecilik yıllarından gelen iş disiplinini yıllar içinde hiç kaybetmemiş. Gün içinde anlattığı sohbetlerde bu iş disiplinini “sabah namazı ile işe başlardım geç saat olmadan da işimi bitirirdim.” Diye anlatıyor. Bize anlattığı anılar ve hikayeler Sındırgı’nın geçmişi ile alakalı birçok bilgi veriyor. Dinlerken insan kendini o yıllara gitmiş gibi hissediyor. Tabi Yalçın ustanın geçmişi ile alakalı kendinde en büyük eksikliği 78 yıllık sanat hayatında hiç çırak yetiştirememiş olmasıymış. Ben de bu vesileyle ustamın ilk çırağı ve varisi olmanın gururunu yaşıyorum. Bana öğretirken ‘’ilmimin zekatını senin sayende verdim’’ derdi.

Atölyemizde öyle güzel bir ortam var ki ürettiğimiz ürünler marketimizde satılıyor hatta yurtdışından da siparişlerimiz var. Müzelere ve galerilere koleksiyonluk ürünler üretiyoruz, kolejlerde yüzlerce öğrenciye günübirlik etkinlikler yapıyoruz.

Toprak sanatı; bilinen adıyla çömlekçilik, Sındırgı yöresinde bardakçılık diye adlandırılıyor. İnsanı terapi eden bir sanat, 5000 yıllık kadim bir kültür. Toprağa tornada belli bir form verip açarak şekil vermek…

Düşünsenize toprağı şekillendirip kullanabileceğin bardak, tabak, vazo gibi ürünler üretmek insana nasıl bir haz verir. Ortaya somut bir eser koymak insanı nasıl gururlandırır. Herhalde öyle olacak ki ben de bu sanatın rahatlatıcı etkisiyle toprak sanatına çok ilgi duydum. Bu sanat insanı üç boyutlu düşünmeye sevk eden bir sanat, insanın çok hoşuna gidiyor. İnsanın ruhunu terapi ediyor.

Ben de ustamın öğrettiği teknikleri uygulaya uygulaya, yavaş yavaş çeşitli ürünler üretmeye başladım ve şu anda ürettiğim ürünler oldukça ilgi görüyor ve satın alınıyor. Tabii daha usta olamadım ama şunu öğrendim ki azim ile öğrenilmeyecek şey yok.

Özellikle bir kadın olarak da benim bu sanata ilgi duymam ve mücadeleci olmam Yalçın Usta’mı da motive ediyordu. Çünkü onun ilk çırağıydım ve beni ilminin zekatı gibi görüyordu. Bana bir ay içinde toprak sanatının bütün inceliklerini öğretti. Anlattığı birçok hatıra ile bu sanatın felsefesini dahi bir beyefendi edasıyla anlatıyordu. Yalçın ustamın bana verdiği cesaret, insanın istedikten sonra her yaşta en zor sanatı bile öğrenebileceğini gösterdi. Ben de bunu başardığım için çok huzurluyum.

Nede olsa başarı hak edildiği kadar huzur getirir. Siz de başarı ve huzur için her yeni güne azimle ve umutla uyanın.

Sevgilerimle…


Her yaşın kendine göre bir güzelliği var. Bilim insanlarının, insan beyninin ne kadar güçlü olduğunu anlattıklarını araştırma programlarında dinlemişizdir. Bilginin ve öğrenmenin sınırlarının olmaması, insanoğlunun hayallerine ve yaşantısına şekil vermiş. Atalarımızın “öğrenmenin yaşı yoktur” sözü bize bilgi ve becerinin her yaşta gerekli olduğunu, her yaşta öğrenmeye önem vermemiz gerektiğini anlatmış. Çevremizde yaşı ilerlemiş insanların bu iş bizden geçti, artık benden bir şey olmaz, bu yaştan sonra benim neyime.. Cümlelerini maalesef duymuşuzdur.  “işleyen demir ışıldar” atasözü insanın çalışkan ve hareketli olmasının gerekliliğini anlatır. İnsanda, bir işi ehline gidip doğru kişiden ilim alma isteği olmalı. Bu yüzdendir ki yolumuz, Sındırgı'da toprak sanatının…
Puanla! - 100%

100%

.

User Rating: 5 ( 1 votes)

Yazar: Nefise Kadıoğlu

Nefise Kadıoğlu
Sındırgı Haber Gazetesinde editör - yazar olarak çalıştım. Şuan Yeryüzü Melekleri Derneği başkan yardımcısı olarak okuyucularımız ile birlikte güzel projelere imza atacağımıza inanıyorum.. Sındırgı bizim memleketimiz.

Dikkatini Çekebilir

Kadim Kültürümüzün Son Temsilcileri, Bilge Seramik & Sanat Merkezi’nde Bir Arada..

Sındırgının 35 yıl önce kaybolan Toprak sanatının son temsilcileri 82 yaşındaki Bardakçı Yalçın (Sağdaki) 86 …

Bir Cevap Yazın